📞 Hemen Ara

Uyuşturucu Ticareti Cezası

Uyuşturucu madde ticareti suçu, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 188. maddesinde düzenlenen ve bireyin özgürlüğünü en uzun süre kısıtlayan suç tiplerinden biridir. 30 yılı aşkın meslek hayatımda, İstanbul Çağlayan Adliyesi’nden Ankara Sıhhiye’ye, İzmir Bayraklı’dan Antalya’nın ağır ceza salonlarına kadar yüzlerce dosyada edindiğim tecrübe şudur: Bu suçta savunma, sadece bir "beyan" değil, Yargıtay içtihatlarıyla örülmüş teknik bir stratejidir. Uyuşturucu ticareti suçlamasıyla karşı karşıya kalan bir kişinin, dosyasındaki delillerin niteliğini ve mahkemenin bakış açısını bilmeden hareket etmesi telafisi imkansız sonuçlar doğurabilir.

Uyuşturucu Ticareti Suçunun Yasal Çerçevesi ve Cezalar

TCK 188/3 uyarınca uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi, ağır hapis cezası ile cezalandırılır. Suçun niteliğine göre ceza miktarları ciddi oranlarda artış göstermektedir.

Suçun Niteliği Temel Ceza Süresi Artırım Sebepleri
Standart Uyuşturucu Ticareti (TCK 188/3) 10 Yıldan Az Olmamak Üzere Hapis Adli Para Cezası ile Birlikte
Eroin, Kokain, Morfin, Sentetik Kannabinoid (Bonzai) Yarı Oranında Artırılır En Az 15 Yıl Hapis
Okul, Yurt, Hastane Gibi Alanlara 200 Metre Mesafe Yarı Oranında Artırılır TCK 188/4-b Maddesi
Üç veya Daha Fazla Kişiyle Birlikte İşlenmesi Yarı Oranında Artırılır Toplu Kaçakçılık Kapsamı
Örgüt Faaliyeti Çerçevesinde İşlenmesi Bir Kat Artırılır En Ağır Yaptırım

Bölgesel Pratikler: İstanbul, Ankara ve İzmir Adliyelerindeki Farklılıklar

Türkiye genelinde kanun tek olsa da, adliyelerin işleyişi ve suçun yoğunluğuna göre mahkemelerin yaklaşımı pratik farklılıklar gösterebilir. Bir ağır ceza avukatı olarak gözlemlediğim bölgesel dinamikler şöyledir:

Yargıtay İçtihatlarına Göre "Kullanma" mı "Ticaret" mi?

Uyuşturucu davalarında en kritik nokta, ele geçirilen maddenin kişisel kullanım sınırları içinde kalıp kalmadığıdır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun yerleşik içtihatlarına göre şu kriterler ticareti işaret eder:

1. Miktarın Kişisel İhtiyacı Aşması: Yıllık kullanım miktarının üzerinde bir madde yakalanması.
2. Ele Geçiriliş Biçimi: Maddenin küçük paketler (fişekler) halinde, satışa hazır bulunması.
3. Yan Deliller: Hassas terazi, paketleme kağıdı, çok sayıda sim kart veya suçtan elde edildiği düşünülen yüksek miktarda para.
4. Sanığın Davranışları: Maddenin gizleniş şekli ve yakalanma anındaki beyanlar.

Eğer dosyanızda bu emareler varsa, savunmanın odağı denetimli serbestlik hükümlerinden yararlanmak değil, suçun vasfını değiştirmeye yönelik olmalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Uyuşturucu ticareti suçunda tutuksuz yargılanmak mümkün mü?

Katalog suçlar arasında yer aldığı için bu suçta tutukluluk asıldır. Ancak delillerin karartılma ihtimalinin olmaması, ele geçen miktarın azlığı veya suç vasfının değişme ihtimali durumunda adli kontrol ile tahliye mümkündür.

Etkin pişmanlık cezayı ne kadar indirir?

TCK 192. maddesi kapsamında, diğer suç ortaklarının yakalanmasını sağlayan veya uyuşturucu maddelerin yerini gösteren kişi için cezada dörtte birden yarısına kadar indirim yapılabilir.

İçici olduğumu kanıtlarsam ceza alır mıyım?

Kullanmak için uyuşturucu bulundurmak da suçtur (TCK 191), ancak cezası ticarete göre çok daha düşüktür ve genellikle tedavi/denetimli serbestlik ile sonuçlanır. Önemli olan mahkemeyi ticaret yapmadığınıza ikna etmektir.

Adaletin Tecellisi İçin Doğru Adımlar

Otuz yılı devirdiğim bu meslekte binlerce sanık ve müşteki yüzü gördüm. Şunu net olarak söyleyebilirim: Ağır ceza mahkemesinin soğuk koridorlarında haklı olmak yetmez; haklı olduğunuzu usulüne uygun, Yargıtay kararlarıyla desteklenmiş bir savunma ile ispat etmeniz gerekir. Uyuşturucu ticareti gibi üst sınırı 20-30 yılları bulan dosyalarda yapılan tek bir usul hatası, bir ömrün dört duvar arasında geçmesine neden olabilir. Bu süreçte dosyanın her bir satırını, her bir tutanağını titizlikle incelemek, kolluk fezlekelerindeki çelişkileri ortaya çıkarmak bir lüks değil, zorunluluktur. Unutmayın, hukuk bir satranç gibidir; doğru hamleyi doğru zamanda yapmayanlar, oyunun sonunda değil, daha ilk duruşmada kaybederler. Özgürlüğünüz, tecrübesiz ellerde deneme tahtası yapılamayacak kadar kıymetlidir.