📞 Hemen Ara

Ağır Ceza Avukatı

Hukuk sisteminin en keskin ve geri dönüşü olmayan sonuçlar doğuran alanı, hiç kuşkusuz ceza yargılamasıdır. Bir insanın özgürlüğü ile devletin cezalandırma yetkisi arasındaki o ince çizgide duran ağır ceza avukatı, sadece bir savunman değil, aynı zamanda adil yargılanma hakkının en güçlü teminatıdır. Otuz yılı aşkın meslek hayatımda, binlerce dosyada gördüğüm tek bir gerçek var: Ceza hukukunda yapılan küçük bir usul hatası veya eksik bırakılan bir delil, telafisi mümkün olmayan hürriyeti bağlayıcı cezalarla sonuçlanabilir.

Ağır Ceza Mahkemelerinin Yetki Alanı ve Hukuki Çerçeve

Ağır Ceza Mahkemeleri, Türk Ceza Kanunu’nda yer alan ve üst sınırı 10 yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçların görüldüğü mercilerdir. Bu mahkemeler; bir başkan ve iki üyeden oluşan heyet yapısıyla, yargılamanın en üst düzeyde titizlikle yürütüldüğü yerlerdir. Ağır ceza avukatı, müvekkilinin soruşturma aşamasından infaz aşamasına kadar her adımını titizlikle takip etmek zorundadır.

Bu mahkemelerin görev alanına giren başlıca suçlar arasında; kasten öldürme, yağma, irtikap, rüşvet, resmi belgede sahtecilik ve uyuşturucu ticareti gibi toplum düzenini sarsan ağır suç tipleri yer almaktadır. Bu süreçte etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilirliği veya haksız tahrik indirimleri, davanın seyrini tamamen değiştirebilen kritik savunma araçlarıdır.

Suç Tipi Temel Ceza Aralığı Görevli Mahkeme
Kasten Öldürme (TCK 81) Müebbet Hapis Ağır Ceza Mahkemesi
Uyuşturucu Madde Ticareti (TCK 188) 10 Yıldan 30 Yıla Kadar Ağır Ceza Mahkemesi
Nitelikli Dolandırıcılık (TCK 158) 3 Yıldan 10 Yıla Kadar Ağır Ceza Mahkemesi
Yağma (Gasp) (TCK 148) 6 Yıldan 15 Yıla Kadar Ağır Ceza Mahkemesi

Türkiye’nin Adliye Pratikleri: İstanbul, Ankara ve İzmir Farklılıkları

Bir ağır ceza avukatının sadece kanunları bilmesi yetmez; adliyelerin işleyiş kültürüne ve yerel pratiklere de hakim olması gerekir. Türkiye’nin büyük metropollerindeki adliyelerde süreçler, dosya yoğunluğu ve heyet alışkanlıkları bakımından farklılıklar gösterir:

Yargıtay İçtihatları ve Savunma Stratejisi

Modern ceza hukukunda "Şüpheden sanık yararlanır" ilkesi, yargılamanın temel taşıdır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve ilgili ceza dairelerinin (Örneğin cinayet dosyaları için 1. Ceza Dairesi, uyuşturucu dosyaları için 10. Ceza Dairesi) kararları, mahkemeler için yol göstericidir. Bir ağır ceza avukatı, savunmasını kurgularken sadece yerel mahkemeyi değil, dosyanın denetimli serbestlik veya infaz aşamasını da düşünerek Yargıtay'ın güncel bozma ilamlarını referans almalıdır.

Özellikle dijital delillerin sıhhati, HTS kayıtlarının analizi ve gizli soruşturmacı beyanlarının hukuki niteliği konusunda Yargıtay’ın son yıllarda geliştirdiği kriterler, birçok "umutsuz" görünen dosyada beraat yolunu açabilmektedir.

Sıkça Sorulan Sorular

Ağır ceza davası ne kadar sürer?

Dosyanın kapsamına, sanık sayısına ve delillerin toplanma durumuna göre değişmekle birlikte, Türkiye şartlarında ortalama 1 ile 3 yıl arasında sonuçlanmaktadır. Ancak istinaf ve temyiz süreçleri bu süreyi uzatabilir.

Tutukluluk haline itiraz ne zaman yapılır?

Tutuklama kararına karşı, kararın öğrenilmesinden itibaren 7 gün içinde itiraz edilebilir. Ağır ceza davalarında tutukluluk incelemeleri her ay düzenli olarak dosya üzerinden veya duruşmalı olarak yapılır.

Avukat tutmak zorunlu mudur?

Alt sınırı 5 yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda müdafi (avukat) yardımı alınması yasalarımıza göre zorunludur. Kişinin avukatı yoksa Baro tarafından bir avukat görevlendirilir; ancak davanın hayati önemi nedeniyle uzman bir özel ağır ceza avukatı ile çalışmak her zaman avantajdır.

Özgürlüğün Bedeli ve Hukuki Mücadelede Kararlılık

Otuz yıllık mesleki birikimimle şunu söyleyebilirim ki; ceza yargılaması bir satranç tahtası gibidir ve her hamlenin bir sonraki adımı belirlediği mutlak bir süreçtir. "Ben suçsuzum, nasıl olsa adalet yerini bulur" diyerek pasif kalmak, ceza hukukunda yapılabilecek en büyük hatadır. Adalet kendiliğinden tecelli eden bir mekanizma değil, doğru delillerle, yerinde itirazlarla ve nitelikli bir savunmayla inşa edilen bir sonuçtur. Ağır ceza mahkemesinin kapısından içeri girdiğinizde yanınızda sadece bir avukat değil, sizin haklarınızı her türlü baskının üzerinde tutan bir kalkan olmalıdır. Unutmayın, hukukta telafi her zaman mümkün olmayabilir; ancak doğru savunma, geleceğinizi geri kazanmanın tek yoludur.