📞 Hemen Ara

İstanbul Ağır Ceza Avukatı

Ağır ceza yargılaması, bir bireyin hukuk düzeni karşısındaki en kritik sınavıdır. Söz konusu olan sadece mülkiyet veya alacak hakları değil, doğrudan insanın hürriyetidir. Otuz yılı aşkın meslek hayatım boyunca İstanbul’un devasa adliyelerinden Anadolu’nun en ücra kürsülerine kadar binlerce dosyada edindiğim tecrübe bana şunu öğretti: Ceza davası kağıt üzerinde değil, delillerin doğru tartışıldığı duruşma salonunda kazanılır. Bu süreçte bir ağır ceza avukatı sadece kanun maddelerini bilen bir hukukçu değil, dosyadaki maddi gerçeği gün yüzüne çıkaracak stratejik bir dehadır.

Ağır Ceza Mahkemelerinin Görev Alanı ve Hukuki Çerçeve

Türkiye’de ağır ceza mahkemeleri, kanunda öngörülen ceza miktarı bakımından en ağır suçların yargılamasının yapıldığı mercilerdir. Türk Ceza Kanunu (TCK) ve Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) çerçevesinde; müebbet hapis, ağırlaştırılmış müebbet veya on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlar bu mahkemelerin görev alanına girer. Kasten öldürme, yağma, irtikap, rüşvet ve nitelikli dolandırıcılık gibi suçlar bu kapsamdadır.

Yargılama süreci, iddianamenin kabulüyle başlar ve hükmün kesinleşmesine kadar devam eder. Bu süreçte etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanma imkanı veya suçun vasıf ve mahiyetinin değişmesi gibi ihtimaller, sanığın alacağı cezayı doğrudan etkiler. Bu nedenle, savunmanın her aşaması titizlikle planlanmalıdır.

Suç Tipleri ve Öngörülen Ceza Süreleri Tablosu

Aşağıdaki tablo, ağır ceza mahkemelerinde en sık karşılaşılan suç tiplerini ve bu suçlar için kanunda öngörülen temel ceza aralıklarını göstermektedir:

Suç Tipi Temel Ceza Aralığı Kritik Hukuki Unsur
Kasten Öldürme Müebbet Hapis Haksız Tahrik / Meşru Müdafaa
Uyuşturucu Ticareti 10 Yıldan 30 Yıla Kadar Etkin Pişmanlık ve Delil Niteliği
Nitelikli Yağma 10 Yıldan 15 Yıla Kadar Silahla veya Gece Vakti İşlenmesi
Nitelikli Dolandırıcılık 3 Yıldan 10 Yıla Kadar Bilişim Sistemlerinin Kullanılması
Resmi Belgede Sahtecilik 2 Yıldan 5 Yıla Kadar Aldatıcılık (İğfal) Kabiliyeti

Bölgesel Pratikler: İstanbul, Ankara ve İzmir Adliyeleri

Türkiye genelinde usul hukuku aynı olsa da, iş yükü ve yerel uygulama pratikleri adliyeden adliyeye farklılık gösterir. Bir İstanbul ağır ceza avukatı olarak, İstanbul’daki adliye yapısının karmaşıklığını şu şekilde özetleyebilirim:

Bu adliyelerde savunma yaparken, mahkeme heyetinin dosyaya yaklaşımını, bölgedeki suç yoğunluğunu ve yerel pratikleri bilmek, müvekkilin lehine sonuç alabilmek adına hayati önem taşır.

Yargıtay İçtihatları ve Savunma Stratejisi

Ağır ceza yargılamasında yerel mahkemenin verdiği karar son durak değildir. İstinaf ve Yargıtay aşamaları, kararın hukuka uygunluğunun denetlendiği evrelerdir. Özellikle uyuşturucu ticareti dosyalarında Yargıtay'ın "kullanım sınırı" ve "satış emaresi" konusundaki güncel içtihatları, bir dosyanın beraatle sonuçlanıp sonuçlanmayacağını belirleyen en temel unsurdur.

Savunma makamı, dosyadaki eksik incelemeleri tespit etmeli ve Yargıtay’ın "şüpheden sanık yararlanır" ilkesini her aşamada vurgulamalıdır. Unutulmamalıdır ki; kesin ve inandırıcı delil bulunmadan verilen her mahkumiyet kararı, hukukun temel ilkelerine aykırıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Ağır ceza davası ne kadar sürer?

Davanın süresi; delillerin toplanma hızı, tanık sayısı ve adli tıp raporu gibi teknik detaylara bağlıdır. İstanbul gibi büyükşehirlerde bir ağır ceza davası ortalama 1,5 ile 3 yıl arasında sonuçlanabilir.

Tutuksuz yargılanmak beraat anlamına mı gelir?

Hayır. Tutuksuz yargılanma bir tedbir kararıdır. Yargılama sonunda mahkumiyet kararı çıkması durumunda, hükümle birlikte tutuklama kararı verilebilir veya denetimli serbestlik şartları değerlendirilebilir.

Avukat tutmak zorunlu mudur?

Ağır ceza mahkemelerinde, alt sınırı 5 yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda müdafi (avukat) yardımı alınması yasal bir zorunluluktur. Eğer sanığın bir avukatı yoksa, baro tarafından bir avukat görevlendirilir.

Hürriyetin Telafisi, Adaletin İhmali Yoktur

Otuz yıllık mesleki tecrübemle şunu açıkça ifade etmeliyim ki; ağır ceza yargılaması hata kabul etmez. Bir dosyanın kapağını açtığınızda orada sadece kağıtlar değil, bir insanın geleceği, ailesi ve onuru vardır. Yanlış kurulan bir cümle, zamanında sunulmayan bir delil veya kaçırılan bir usul itirazı, telafisi imkansız yıllara mal olabilir. Adaletin tecellisi, ancak cesur ve donanımlı bir savunma ile mümkündür. Eğer bir gün yolunuz bu zorlu koridorlara düşerse, özgürlüğünüzü asla tesadüflere veya tecrübesiz ellere emanet etmeyin. Çünkü hukuk, sadece kendisini savunanları korur.